Sorular ve Cevaplar  
line decor

  

line decor
 
 
 
 

 
 
 
 
 

SORU : İnsan hangi mânâda Allah’a ulaşır?

 

CEVAP : İnsanın üç tane vücudu vardır:

1-    Ruhu; Allahû Tealâ tarafından üfürülmüştür:

 

32/SECDE-9: Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’ideh(efidete), kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).

Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

 

2- Fizik vücudu (vechi) salsalinden yaratılmış, sonra ona şekil verilmiştir. (salsalin: balçık, toprak)

 

15/HİCR-26: Ve le kad halaknel insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).

Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.

 

3-  Nefsi sevvâ edilmiştir:

 

91/ŞEMS-7: Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.

Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevvâ edene (dizayn edene) ( andolsun).

 

Aziz kardeşimiz ;

Böylece üfürülen bir ruh, yaratılan bir fizik vücut ve sevvâ edilen bir nefs taşıyoruz.

Bu üç tane vücudumuzdan birisi ruhumuzdur.

Allahû Tealâ herkese doğumunda onun ruhunu emanet olarak üfürür.

Yaşarken (hayattayken) kalben Allah’a ulaşmayı dileyen herkesin ruhu, bu dilekten itibaren 5-6 aylık bir süreç içerisinde Allah’a ulaşır, emaneti Sahibine (Allah’a) teslim eder. Çok önemlidir. Bir daha altını çizerek söylüyoruz;

                    ÇOK ÖNEMLİDİR !...

Çünkü, Allahû Tealâ emanetini geri ister.

Bunu hepimize farz kılmıştır.

3 vücutla yaratılan insan, ancak ruhuyla Allah’a ulaşır.

Ruhun Allah’a yaşarken teslimi, ruhun Allah’a ulaşmasıyla mümkündür.

Ruh Allah’a iki şekilde ulaşır:| Birincisi yaşarken, ikincisi ölünce Azrail (A.S) vasıtasıyla:

 

2/BAKARA-46: Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).

O (huşû sahipleri) ki; onlar, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

 

                    RUH BİR EMANETTİR !...

 

33/AHZAB-72: İnnâ aradnel emânete ales semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen).

Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Çünkü o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.

 

Aziz kardeşimiz ;

Allahû Tealâ, emaneti yüklenenin 2 vasfını vermiş:

Cehalet ve zalimlik.

Demek ki, sadece fizik vücudumuz değil, nefsimiz de emaneti teslim almıştır.

Ve o emaneti, emanetin Sahibine (Allah’a) ulaştırmakla vazifeliyiz:

 

89/FECR-28: İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh(mardıyyeten).

Allah’tan razı ol ve Allah’ın rızasını kazan. (Ey ruh!) Allah’a (Rabbine) geri dönerek ulaş.

 

73/MUZEMMİL-8: Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).

Ve Rabbinin ismini zikret ve her şeyden kesilerek O’na ulaş.

 

51/ZÂRİYÂT-50: Fe firrû ilâllâh(ilâllâhi), innî lekum minhu nezîrun mubîn(mubînun).

Öyleyse Allah’a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O’ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.

 

4/NİSA-58: İnnallâhe ye’murukum en tueddûl emânâti ilâ ehlihâ ve izâ hakemtum beynen nâsi en tahkumû bil adl(adli), innallâhe niımmâ yeızukum bih(bihî), innallâhe kâne semîan basîrâ(basîran).

Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi emreder. İnsanlar arasında hakemlik ettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, işiten ve görendir.

 

Aziz kardeşimiz ;

Ruhun Allah’a ulaşması söz konusudur.

Kim Allah’a yaşarken kalben ulaşmayı dilerse, o böyle bir vetireye başlamıştır. Allah’a ulaşmayı dileyen kişinin, bu talebi kalbinden yapması lâzımdır.

Kalbiyle talep, diliyle de ikrar edecektir.

Kişisel irade (cüz’î irade) mutlaka devreye girecektir ve kişi, Allah’a ulaşmayı dilediği andan itibaren kurtuluşa ulaşmıştır. Allahû Tealâ kişinin kalbî talebini görüp işittiği ve bildiği anda kişiye mürşidini rüyasında gösterecektir; tâbiî ki kişi Hacet Namazı kılmak durumunda olduktan sonra.

Kişi mürşidine ulaştığı zaman devrin imamının ruhunun başının üzerine gelmesiyle kişinin kendi ruhu vücudundan ayrılır.

 

Mü’min – 15 :

 

58/MUCADELE-22: Lâ tecidu kavmen yû’munûne billâhi vel yevmil âhîri yuvâddûne men hâddallâhe ve resûlehu ve lev kânû âbâehum ve ebnâehum ve ihvânehum ev aşîretehum, ulâike ketebe fî kulûbihimul îmâne ve eyyedehum bi rûhin minh(minhu), ve yudhıluhum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ, radıyallâhu anhum ve radû anh(anhu), ulâike hizbullâh(hizbullâhi), e lâ inne hizbullâhi humul muflihûn(muflihûne).

Allah'a ve ahiret gününe (ölmeden evvel Allah'a ulaşma gününe) îmân eden kavmi, Allah'a ve resûlüne karşı gelenlerle sevişir bulamazsın. Velev ki onlar, babaları veya oğulları veya kardeşleri veya aynı aşiretten olsun. Onların kalplerine îmân yazılır. Ve onlar, Allah'ın katından (orada eğitilmiş olan) bir ruhla (devrin imamının ruhunun başlarının üzerine yerleşmesi ile) desteklenirler ve altlarından ırmaklar akan cennetlere konurlar. Orada ebediyen kalacaklardır. Allah onlardan razıdır, onlar da Allah'tan razıdırlar. İşte onlar, Allah taraftarıdırlar. Ve muhakkak ki Allah taraftarları kurtuluşa (felâha) erenlerdir.

 

 

Böylece kişinin ruhu Allah’a doğru bir yolculuğa çıkar. 7 tane gök katını aşar ve Allah’ın Zatı’na ulaşır.

Herkes bunları tasavvufun temel kaideleri olarak bilir.

Ama tasavvufun sanki Kur’ân-ı Kerim’den ayrı bir şeymiş gibi mütalaâ edildiği devreler yaşanmıştır.

Halâ o devreler bugün de yaşanıyor.

Aslında bütün sahâbe ruhlarını da, vechlerini de (fizik vücutlarını da), nefslerini de iradelerini de yaşarken (hayattayken) Allah’a teslim etmişlerdir.

  

Allah Razı Olsun...

 

   YAŞAR COŞKUN

 ARAŞTIRMACI YAZAR

Bana ulaşabileceğiniz telefon numaram: 0 536 445 10 05

Bana ulaşabileceğiniz e-mail adresim: info@sahihiyesari.com