![]() |
Mutluluğun Sitesine Hoş Geldiniz |
![]() |
|||||||||||||||
| Sorular ve Cevaplar | |||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
SORU : Allah insanlar için farklı şeriat hükümleri kılmış mıdır? CEVAP : Allahû Tealâ buyuruyor:
5/MÂİDE-48: Ve enzelnâ ileykel kitâbe bil hakkı musaddıkan limâ beyne yedeyhi minel kitâbi ve muheyminen aleyhi fahkum beynehum bimâ enzelallâhu ve lâ tettebi’ ehvâehum ammâ câeke minel hakk(hakkı) li kullin cealnâ minkum şir’aten ve minhâcâ(minhâcen) ve lev şâallâhu le cealekum ummeten vâhıdeten ve lâkin li yebluvekum fî mâ âtâkum festebikûl hayrât(hayrâti) ilâllâhi merciukum cemîan fe yunebbiukum bimâ kuntum fîhi tahtelifûn(tahtelifûne). Sana (Ey Muhammed)! Ellerindeki kitapları tasdik edici (doğrulayıcı) ve onu koruyucu olarak bu Kitab’ı hak ile indirdik. Artık onların aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet ve sana Hakk’tan gelenden ayrılıp da, onların hevalarına uyma. Sizden hepiniz için bir şeriat ve açık bir yol belirlemiştik. Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Ancak bu sizi, verdikleri ile denemek içindir. O halde hayırlarda yarışın. Sizin hepinizin dönüşü Allah’adır. Artık hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri, size haber verecek.
Aziz kardeşimiz ; Allahû Tealâ, her ümmet için aynı şeriatı veriyor ve insanları serbest bırakıyor. Bir süre sonra iblis, yani şeytan o insanları Allah’ın yolundan ayırıyor, her biri başka bir dînin sahibiymiş gibi, o insanlara kabul ettiriyor. Allahû Tealâ, bütün devirlerde bütün peygamberlere indirdiği şeriat kitabıyla aynı şeriatı indirmiş ama sonrasına da müdahale etmemiştir. Zaman içerisinde insanlar aslî hükümleri unutmuşlar ve insanların dînlere tesir etmesiyle, onlara indirilen kitapların dışında adeta yeni dînler oluşturmuşlar ve denenmişlerdir.
Allahû Tealâ eğer isteseydi, değişmenize müsaade etmezdi. Sizi tek bir ümmet yapardı. Ama bu verdikleriyle bakalım Allah’ın yolundan ne kadar sapacaksınız, diye sizi deniyor.
Ve Allahû Tealâ asıl emrini veriyor: HAYIRLARDA YARIŞIN! Bu ifadeye dikkat edin. Bu ifade, daimî zikrin ifadesidir. Kim hayırlarda yarışır? Nefslerinde afetten eser kalmayanlar.
Sahâbe hayırlarda yarışmışlardır. Hepsi daimî zikrin sahibi olmuşlar, üstelik de irşad makamının sahibi olmuşlardır. Allahû Tealâ, “Hepinizin dönüşü Allah’adır, tek bir şeriat kıldık, o tek şeriatta ayrılık yoktu ama siz ayrılığa düştünüz.” diyor. Allahû Tealâ’nın kitap sahipleri dediği Yahudiler, Hıristiyanlar ve başka dînlerin mensupları olduklarını zanneden bütün insanlar, 72 ayrı grup oluştururlar. Bu 72 grup (fırka)nın hepsinde de küçük bir kesim 73. fırkanın oluşmasını sağlıyor.
Allahû Tealâ buyuruyor: 42/ŞURA-13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu). (Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriatı); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
Aziz kardeşimiz ; Maide-48’de ve Şura-13’te Allahû Tealâ, Allah’ın Hak olan kitabıyla indirilen tek bir şeriattan bahsediyor. İşareti veriyor: “Onların hevalarına tâbî olma.” Anlaşılıyor ki, fırkalara ayrılanlar hevalarına tâbî olanlardır. Eğer hevalarına (nefslerinin afetlerine) değil de, ruhlarının hasletlerine tâbî olsalardı zaten hepsi hidayet üzere olacaklardı. Diyor ki Allahû Tealâ: “Onların aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet ve sana Hakk’tan gelenden ayrılıp da onların hevalarına uyma!” Bu hevalarına tâbî olan insanlar, Hakk’tan gelenden başkasına tâbî olanlardır. Şura-13’te geçtiği gibi, Hz. İbrâhîm’in dînine tâbî olsalardı ki; bu dîn, aynı zamanda Hz. Nuh’un dîni, aynı zamanda Hz. Musa’nın dîni, aynı zamanda Hz. İsa’nın dînidir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)’e de Allahû Tealâ bunu (aynı dîni) şeriat kılmıştır. “Ve dîni ikâme edin, ayakta tutun” diyor. Allahû Tealâ.
Öyleyse, yaşarken kalben Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin hepsi, fırkalara ayrılmış olanlardır. Bütün dînlerin esası tek bir dileğe bağlıdır: YAŞARKEN KALBEN ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK. Yaşarken kalben Allah’a ulaşmayı dilemeyenler, Allah’ın davetini kabul etmeyenlerdir. Allah’ın vasiyetini dinlemeyenlerdir. Dilemeyenler hevalarına tâbî olurlar ve hevalarına tâbî olanları, Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri Allahû Tealâ, müşrikler olarak kabul ediyor. Şura-13, hevalarına tâbî olanların müşrikler olduğunu söylüyor. Bunun temelinde Allah’a yönelmemek, Allah’a ulaşmayı dilememek vardır. Kişinin şirkten kurtulduğu yer, yaşarken kalben Allah’a ulaşmayı dilediği yerdir. Bu, şirkten bir kurtuluştur.
Allahû Tealâ buyuruyor: 2/BAKARA-78: Ve minhum ummiyyûne lâ ya’lemûnel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne). Onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar (Allah’ın) Kitabı’nı bilmezler, sadece emaniyyeyi (kişilerin yazdığı kitapları) bilirler. Ve onlar sadece zannediyorlar.
45/CÂSİYE-18: Summe cealnâke alâ şerîatin minel emri fettebi’ hâ ve lâ tettebi’ ehvâellezîne lâ ya’lemûn(ya’lemûne). Sonra seni, emirde (Allah’ın emrinde) şeriat üzere kıldık. Öyleyse ona (o şeriata) tâbî ol! Ve bilmeyenlerin hevalarına uyma!
Aziz kardeşimiz ; Bakara-78 ile Casiye-18’i karşılaştırdığımızda her ikisinde de zanlarına, kuruntularına, hevalarına tâbî olanları görürüz. Kitab’ı (Allah’ın şeriatını) bilmeyenler, hevalarına tâbî olanlardır. Görülüyor ki, bütün insanlar için tek bir şeriat söz konusudur. Allah Razı Olsun…
YAŞAR COŞKUN ARAŞTIRMACI YAZAR Bana ulaşabileceğiniz telefon numaram: 0 536 445 10 05 Bana ulaşabileceğiniz e-mail adresim: info@sahihiyesari.com
|
|
|
|||||||||||||