![]() |
Mutluluğun Sitesine Hoş Geldiniz |
![]() |
|||||||||||||||
| Sorular ve Cevaplar | |||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
SORU : Allahın mağfireti ile resûllerin şefaati arasında bir ilişki, bir rabıta var mıdır?
CEVAP : Hem de illiyet rabıtası vardır. Yukarıda söylediğimiz gibi, (Nisa-64te) Peygamber Efendimiz (S.A.V)in sahâbenin günahlarını affı talebi var. Sahâbenin kendi günahlarının affı talebi var. Her ikisinde de mağfiret olarak geçiyor Allaha göre. Ama Allahın gözlükleriyle bakarsanız olaya bu bir mağfiret olayıdır. Sahâbe kendisi için mağfiret diliyor, Peygamber Efendimiz (S.A.V) de onlar için mağfiret diliyor. Allahû Tealâ da iki mağfireti kabul edip sahâbeye mağfiret ediyor, günahlarını sevaba çeviriyor.
Şimdi, Peygamber Efendimiz (S.A.V) açısından meseleye bakalım: Sahâbenin kendilerine ait günahlarının affını dilemeleri söz konusu. Peygamber Efendimiz (S.A.V)e göre bu, şefaattir. Peygamber Efendimiz (S.A.V)in cephesinden olay, şefaattir. Ve böylece şefaat kabul edilince Allahû Tealâ sahâbenin günahlarını affediyor. Bütün günahlarını, onların talebi üzerine !... Peygamber Efendimiz (S.A.V)in şefaati üzerine de, onların günahlarını bir defa daha affediyor. Neden Allaha göre? Neden Peygamber Efendimiz (S.A.V)e göre?
Aziz kardeşimiz ; Allahû Tealâ, Kurân-ı Kerimde rızktan bahsediyor: Size rızk veririz diyor. Yani Sünnetullâhla dizayn edilen, küllî iradeyle dizayn edilen kontrol altındaki bütün sistemlerin bir tarlaya bereket vermesi halini düşün!. O tarladan elde edilen mahsul, Allahla tarla sahibi arasındaki ilişkide bir rızktır. Bu elde ettiği mahsulü bu kişi bir başkasına verirse, bu iki kişi arasındaki ilişkide, o bir rızk değildir, o bir infaktır. Ama o buğdayları alan kişi için Allahla onun ilişkisinde bu rızktır. Aynı olay insanlarla, insanlar arasındaki ilişkilerde ve Allahla insanlar arasındaki ilişkilerde farklı isimler alır.
Nedir olay? Bir tarlaya Allahın mahsul vermesi, ya da Sünnetullâhın, Allahın ilâhi kompüter sisteminin bol yağmurlar yağdırarak uygun hükümle o tarladaki mahsulü artırması olayı, Allahın verdiği bir ihsandır. Kişi henüz Allahû Tealânın yolunda değilse, mürşidine ulaşmamışsa, -ulaşmış olsaydı bu bir nimet olacaktı- ama Allahla o kişi arasındaki o mevcut olan nesnenin adının konmasına gelince, onun adı rızktır.
Söylediğimiz gibi, böyle bir rızkı alan kişiyle Allah arasındaki ilişkide bu bir rızktır. Ama o kişi onu başkasına verdiği zaman, artık iki kişi arasındaki ilişkide o bir rızk değildir, o bir infaktır. İnfak söz konusudur, nafaka söz konusudur. İnfak edilen, nafaka olarak verilen başka birine bir nesnenin ulaştırılma işlemidir. O mahsulü alan ikinci el için, Allah ile ilişkisi söz konusuysa, onun adı gene rızktır.
İşte tıpkı bunun gibi, Allahla sahâbe arasındaki ilişkilerde Peygamber Efendimiz (S.A.V)e sahâbenin tâbî olması halinde, onların günahlarının sevaba çevrilmesi mağfirettir.
Peygamber Efendimiz (S.A.V)in mağfiret talebinin kabul edilmesi halinde, Allahın vücuda getirdiği olay yine mağfirettir. Allah mağfiret etmiştir. İki defa affetmiştir. Günahlarını sevaba çevirmiştir. Ama kabul ettiği şey, Allaha göre, Peygamber Efendimiz (S.A.V)den Kendisine ulaşan mağfiret talebidir. Ama Peygamber Efendimiz (S.A.V)e göre (Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile sahâbe arasındaki ilişkiye göre bunun adı şefaattir. Rızk olayıyla nafaka olayı nasıl farklı bir görüntü gibi görünürse, aslında ikisi de aynı şey ise, şefaat olayıyla mağfiret olayı da farklı gibi görünmesine rağmen ikisi de aynı şeydir. Kişiler arasındaki ilişkide Peygamber Efendimiz (S.A.V)in talebinin adı şefaattir. Allah ile ilişkide mağfirettir. Kişiler arasındaki ilişkide, rızkın bir elden ikincisine ulaştırılmasının adı infaktır, nafakadır. O nafakayı alan kişinin Allah ile olan ilişkisinde adı yine rızktır.
Öyleyse Allahın mağfireti ile Resûllerin şefaati arasında, illiyet rabıtası seviyesinde derin bir rabıta vardır. Allah Razı Olsun.
Sual : Resûller kavimlerini Allahın mağfiretine çağırırken aynı zamanda Peygamberin şefaatine de davet etmiş olurlar mı?
Cevap : Elbette!... Peygamberin ya da Resûlün talebi Allahû Tealânın indinde Allah ile olan ilişkilerinde bir mağfiret talebidir. Ama kimin için o talep yapılmışsa, onunla Resûlün arasındaki ilişkide o bir şefaat talebidir. Allah Razı olsun.
YAŞAR COŞKUN ARAŞTIRMACI YAZAR Bana ulaşabileceğiniz telefon numaram: 0 536 445 10 05 Bana ulaşabileceğiniz e-mail adresim: info@sahihiyesari.com
|
|
|
|||||||||||||