![]() |
Mutluluğun Sitesine Hoş Geldiniz |
![]() |
|||||||||||||||
| Sorular ve Cevaplar | |||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
SORU : Tebliğ nedir? Tebliğ neyi ihtiva eder?
CEVAP : Allahû Tealâ buyuruyor:
3/AL-İ İMRAN-20: Fe in hâccûke fe kul eslemtu vechiye lillâhi ve menittebean(menittebeani), ve kul lillezîne ûtûl kitâbe vel ummiyyîne e eslemtum, fe in eslemû fe kadihtedev, ve in tevellev fe innemâ aleykel belâg(belâgu), vallâhu basîrun bil ibâd(ibâdi). Eğer seninle tartışmaya kalkarlarsa, o zaman de ki: Ben ve bana tâbî olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allaha teslim ettik. O kitap verilenlere ve ümmîlere de ki: Siz de (fizik vücudunuzu Allaha) teslim ettiniz mi? Eğer teslim ettilerse o zaman (onlar) andolsun ki; hidayete ermişlerdir. Eğer yüz çevirirlerse, o zaman sana düşen (görev) ancak tebliğdir. Allah kullarını BASÎRdir (görendir).
Aziz kardeşimiz ; Âyet-i kerime, gayet açık bir şekilde bize bütün sahâbenin fizik vücutlarını da, daha önce ruhlarını da Allaha teslim ettiklerini ifade ediyor. Fizik vücutların (vechlerin), Allaha teslimi muhtevası içerisinde daha evvel ruhlarını da Allaha teslim ettikleri, hidayete erdikleri ifade buyuruluyor. Buradaki muhtevada, Allahû Tealânın fizik vücudun teslimine baktıktan sonra: Bütün fizik vücutlarını Allaha teslim edenler, hidayete ermişlerdir. dediğinden neyi murad ettiğini hemen anlamalıyız.
Allahû Tealâ ruhun hidayetinden bahsediyor: 3/AL-İ İMRAN-73: Ve lâ tuminû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yutâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yutîhi men yeşâ(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun). Ve sizin dîninize tâbî olandan başka kimseye inanmayın. (Habibim) de ki: Hiç şüphesiz HİDAYET, Allahın (Kendisine) ulaştırmasıdır. (İnsan ruhunun ölümden evvel Allaha ulaşmasıdır.) Size verilenin bir benzerinin başka birine verilmesi (sebebiyle mi) veya Rabbinizin katında (sizlerle) tartışacakları için mi (böyle söylüyorsunuz)? De ki: Hiç şüphesiz fazl, Allahın elindedir. Onu dilediğine verir. Ve Allah, Vâsiun Alîmdir. (Allah her şeyi kuşatan ve her şeyi bilendir.)
2/BAKARA-120: Ve len terdâ ankel yahûdu ve len nasârâ hattâ tettebia milletehum kul inne hudâllâhi huvel hudâ ve leinittebate ehvâehum badellezî câeke minel ilmi, mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin). Sen onların dînine tâbî olmadıkça (uymadıkça) ne yahudiler ve ne de Hristiyanlar senden (asla) razı olmazlar. De ki: Muhakkak ki Allaha ulaşmak (var ya) işte o, hidayettir. Sana gelen bunca ilimden sonra eğer onların hevalarına uyarsan andolsun ki; Allahtan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olur.
5/MAİDE-67: Yâ eyyuherresûlu bellıg mâ unzile ileyke min rabbik(rabbike) ve in lem tefal femâ bellagte risâleteh(risâletehu) vallâhu yasımuke minen nâs(nâsi) innallâhe lâ yehdîl kavmel kâfirîn(kâfirîne). Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et (duyur). Eğer bunu yapmazsan Onun risaletini (sana gönderdiğini, elçiliğini) tebliğ etmemiş (duyurmamış) olursun. Allah, seni insanlardan korur. Şüphesiz ki; Allah, kâfir kavmi hidayet etmez.
Aziz kardeşimiz ; Al-i İmran-20de Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) ve sahâbe, Allaha önce ruhlarını sonra fizik vücutlarını teslim etmişler ve: Ötekilere sor bakalım diyor. Allahû Tealâ, İslâmın dışındakilerden bahsederken genellikle iki muhteva koyuyor ortaya: 1- Kitap sahipleri (kendilerine kitap verilenler) 2- Ümmîler.
Aslında neden ikiye ayırıyor? Çünkü, kitap sahiplerinin arasında bir kısmı, toplumun küçük bir bölümü (%10dan daha az) Peygamber Efendimiz (S.A.V)in tebliğ ettiği şeyi biliyor ve tebliğ ettiği devirde zaten onu (İslâmı) yaşamaktalar. Bütün devirlerde, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile beraber, nasıl o devirdeki kitap sahiplerinin küçük bir kısmı aynı şeyleri yaşıyorlarsa ve Allahın tebliğ etmesini istediği hususlar Allahû Tealâdan Peygamber Efendimiz (S.A.V)e birer birer indiriliyorsa ve bu indirilenler, kitap sahiplerinden küçük bir kısmının mutluluğunu artırıyorsa, aynı şeyleri yaşamakta oldukları için, bu bir güzelliğin işaretidir. Her devirde, kitap sahiplerinin arasında tebliği yaşayanlar mutlaka vardır. Geriye ümmîler kalıyor. Allaha yaklaşmıyorlar. Bilmedikleri için, yanlış öğretilere muhatap oldukları için. Bir kısmı şeytana tapıyorlar, bir kısmı putlara tapıyorlar, bir kısmının dînle hiçbir alâkaları ve de ilişkileri yok. Allahû Tealânın bu iki âyette (Al-i İmran-20 ve Maide-67) üzerinde durduğu şey, tebliğ müessesesidir. Ve iki âyet-i kerime, tebliğ açısından birbirine bağlanmış illiyet rabıtalı durumdadır.
Aziz kardeşimiz ; Her şey tebliğle başlıyor. Hiçbir şeyi bilmeyen, Allaha yaşarken kalben ulaşmayı dilemeyen insanlar ve böyle olmasının kendileri için hiçbir zarara müncer olmayacağını düşünen insanlar !... İşte bugün de İslâmı yaşadığını zanneden insanların çok, çok büyük bir kısmı (%90dan fazlası): Biz İslâmın 5 şartını yaşarız ve İslâm, Allaha teslim olmak demektir. Madem ki İslâmın, teslimin 5 şartı vardır, biz, o 5 şartı yerine getiriyoruz. Namaz kılarız, oruç tutarız, zekât veririz, hacca gideriz, kelime-i şahadet de getiririz. Ve şartları tamamlarız. Biz Allaha teslim olanlarız. diyorlar.
Aziz kardeşimiz ; Bu tebliğ müessesesine dikkatle bakın!... Tebliğ, bütün insanlara yaptıklarının yanlış olduğunu anlatan bir hüviyet taşır. Ve hidayet müessesesi ruhun, vechin, nefsin ve iradenin Allaha teslimi müessesesidir. 4 teslimden oluşur ama safhası 7 tanedir. 1. safhada, yaşarken kalben Allaha ulaşmayı dilemek, mutlaka dilenecektir. (Bizimle, Allahû Tealâ arasında 28 basamaklık bir manevi İslâm merdiveni, basamağı vardır) Kişinin Allaha yaşarken kalben ulaşma dileği, 3. basamakta olmayı sağlar. Kişi, mutlaka Allaha ulaşmayı dileyecektir. Bu bir olmazsa olmaz! şarttır. Kim Allaha yaşarken kalben ulaşmayı dilemezse onun kurtuluşu mümkün değildir. Hidayetin 1. safhasına hiçbir zaman ulaşamaz. Ama kim ulaşırsa, Allah kapalı kapıları açacaktır. Kişiye 12 ihsanda bulunacaktır. 2. safhada, kişi irşad makamına ulaşıp, tâbî olacaktır. (14. basamak) ve kalbine îmân yazılacak, mümin olacaktır aynı anda. 3. safhada, 1. teslim, ruhun teslimi (ruhun hidayeti 21. basamak). Fizik vücut, Allahın bütün emirlerini yerine getiren, yasak ettiği hiçbir fiili işlemeyen bir hüviyet kazanır. Allaha teslim olur, muhsinlerden olur. Bu, 2. teslimdir. 4. safhadır (25. basamak) Nefs ahsen olup (halis, muhlis olup) Allaha teslim olur. Burası 5. safha, 3. teslimdir (27. basamak) 6. safhada, irşada ulaşılır. (28. basamak, 4. kademe). 7. safha da son teslim olan irademizin Allaha teslimi söz konusudur. Ve böylece teslimler tamamlanır.
4 hidayet, 4 teslim Allaha. 4 müessesenin teslimi söz konusudur. Bunların hepsi ise hidayeti muhtevasına alır. Öyleyse, Allahın, bütün insanlara açıklamayı emrettiği şey, risalettir. Risalet, Allahın unutulmuş olan temel emirlerini insanlara ulaştırmayı ifade eder.
Bugün sadece İslâmda değil, Hıristiyanlıkta da, Musevilikte de, İslâmda da %90dan daha fazla insan, dînlerini yaşamamaktadır. Dînin muhtevasının hidayet olduğunu; dînin, teslimlerden ibaret olduğunu, samimî bir şekilde dînlerini yaşamak istemelerine rağmen insanlar, (bütün dînlerde) bilmemektedir. Semavî kitabı olan bu 3 ana dînin dışında, dünya üzerinde daha bir çok dîn vardır. (Aslında dîn tektir. Allahın indinde bir tek dîn olmuştur. Bakınız; Al-i İmran-19 ve Al-i İmran-85) Son yapılan tespitler, dünyada 73 dîn grubu olduğunu ortaya koymaktadır. O dînleri yaşayan insanların bulunduğu ülkelerde de Allahın resûlleri, şu anda hidayeti anlatmaktadırlar. Ama ne yazık ki, etraflarındaki insanlar, her zaman %10dan daha azdır. Bu sebeple, kurtuluş müessesesi her zaman %10un altında bir seviye gösterecektir.
Öyleyse tebliğ, ruhun teslimini, fizik vücudun teslimini, nefsin teslimini ve iradenin teslimini ihtiva eder. Bu ise hidayetin ta kendisidir. Allahû Tealâ, bütün insanları Allaha teslim olsunlar da, her teslimde daha büyük, daha büyük ve daha büyük mutlulukları yaşasınlar diye yaratmıştır.
Allah Razı Olsun
YAŞAR COŞKUN ARAŞTIRMACI YAZAR Bana ulaşabileceğiniz telefon numaram: 0 536 445 10 05 Bana ulaşabileceğiniz e-mail adresim: info@sahihiyesari.com
|
|
|
|||||||||||||