![]() |
Mutluluğun Sitesine Hoş Geldiniz |
![]() |
|||||||||||||||
| Sorular ve Cevaplar | |||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
SORU : Allahın ahdi ve insanların ahdi nedir?
CEVAP : Allahû Tealâ buyuruyor:
6/EN'AM-152: Ve lâ takrebû mâlel yetîmi illâ billetî hiye ahsenu hattâ yebluga eşuddeh(eşuddehu), ve evfûl keyle vel mîzâne bil kıst(kıstı), lâ nukellifu nefsen illâ vusahâ ve izâ kultum fadilû ve lev kâne zâ kurbâ, ve bi ahdillâhi evfû, zâlikum vassâkum bihî leallekum tezekkerûn(tezekkerûne). Yetimin malına, o en kuvvetli çağına gelinceye kadar, en güzel şekliyle olmadıkça yaklaşmayın. Ölçü ve tartıyı adaletle yerine getirin. Kimseyi gücünün dışında (bir şey ile) sorumlu tutmayız. Söylediğiniz zaman, yakınınız olsa bile, artık adaletle söyleyin. Allahın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.
Aziz kardeşimiz ; Bu âyet-i kerime Allahû Tealâ, Allahın ahdini yerine getirin, diyor. Sizin yemininizi misakinizi ve ahdinizi değil. Allahın ahdi: AHDULLÂH veya AHDALLÂH.
Allahın ahdi: 1- Ruhunuzun yaşarken Allaha teslimini, 2- Fizik vücudunuzun (vechinizin) Allaha teslimini, 3- Nefsinizin Allaha teslimini, 4- İradenizin Allaha teslimini, yani 4 teslimi içerir. Allahın ahdi aynı zamanda Allahın vasiyetidir. Allahın emridir. Böyle bir dizaynda Allaha bizim verdiğimiz yeminlere bakıyoruz: YEMİNİMİZ; MİSAKİMİZ VE AHDİMİZ.
Misakimiz; ruhumuzun yaşarken Allaha ulaştırılıp teslimi. Ahdimiz; fizik vücudumuzun muhsin kılınarak Allaha teslimi. Yeminimiz; nefsimizin muhlis olarak, halis olarak Allaha teslimi. Allahın ahdinin ve Allahın vasiyetinin içinde meknuz bulunan irademizin de Allaha teslimi !... Bu konuda Allahû Tealâya bir yemin vermemişiz. O zaman neden Allahû Tealâ bizden ruhumuz, vechimiz ve nefsimiz için misak, ahd ve yemin alıyor da, irademiz için almıyor? Çünkü, irademizin Allaha teslimi daimî zikre ulaştıktan sonra otomatik işleyen bir müessesedir. Herkesin nefsinin kalbi, daimî zikirden sonra ulûlelbab makamında 7 mertebe, ihlâs makamında 7 mertebe, salâh makamında 5 mertebe olmak üzere 19 mertebede müzeyyen olur. Bu otomatik bir işlevdir, bu sahalardan herkes otomatik olarak geçer. Daimî zikre ulaşan herkes, eğer yaşarsa bunların hepsini gerçekleştirir. Sonunda mutlaka iradesini de Allahû Tealâya teslim edecektir. Daimî zikrin sahiplerini Allahû Tealâ, irşad makamına getirmek ister. Hedefi budur. Bu ise iradenin teslimini gerektirir. Hakkul-yakîn takvasını gerektirir. Bu takva, otomatik bir işlev olduğu için Allahû Tealâ, o konuda bizden herhangi bir yemin almamıştır. Allahın ahdinde (Ahdallâhi) ruhumuzun, fizik vücudumuzun (vechimizin) nefsimizin ve irademizin Allaha teslimi söz konusudur. Bizim Allaha verdiğimiz ahd ise, fizik vücudumuzun şeytana kul olmaktan kurtulması ve Allaha kul olmasıdır.
36/YASİN-61: Ve enibudûnî, hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun). Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
36/YASİN-62: Ve lekad edalle minkum cibillen kesîrâ(kesîran), e fe lem tekûnû takılûn(takılûne). Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz?
Allah Razı Olsun
YAŞAR COŞKUN ARAŞTIRMACI YAZAR Bana ulaşabileceğiniz telefon numaram: 0 536 445 10 05 Bana ulaşabileceğiniz e-mail adresim: info@sahihiyesari.com
|
|
|
|||||||||||||