Sorular ve Cevaplar  
line decor

  

line decor
 
 
 
 

 
 
 
 
 

 SORU : Tevhid nedir?

 

CEVAP : Aziz kardeşimiz ;

Tevhid, tek Allah’a inanmak ve Allah’a inananların yek vücut  olup Allah yolunda sarsılmaz bir kale olmalarıdır. Ve İslâm dininin temeli tevhiddir.

İslâm müessesesi, tevhidle oluşur.

Bütün güzellikler bu dizayn içerisinde yer alır.

 

Tek Allah’a inanmak, tek bir toplum oluşturmak ve Allah’a teslim olmak. Dînimizin, kâinatın yegâne dîninin, Hz. İbrâhîm’in hanif dîninin, İslâm dîninin temeli:

 

Tek Allah’a inanmak,

Tek bir toplumu oluşturmak,

Allah yolunda tevhidle sımsıkı birbirine sarılmak,

Allah’a ruhu, fizik vücudu(vechi), nefsi ve iradeyi teslim etmektir.

 

Başka bir dîn olmadığı için ilişki değil, illiyet rabıtasının en güçlüsü, en büyük köprüsü buradadır. Başka bir dîn hiç olmamıştır. Sadece tevhid dîni olmuştur. Bir tek dîn…

Tek Allah’a inanan insanların, Allah’ın etrafında kale gibi sağlam bir toplum oluşturması ve Allah’a 4 varlığı; ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini teslim etmelerinden ibaret bir tek dîn. Hz. İbrâhîm’in Hanif dîni, Hz. Âdem’in dîni, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)’in dîni, bütün peygamberlerin, bütün resûllerin dîni…

 

Öyleyse, ilişki, illiyet rabıtasının en kuvvetlisiyle vardır.

4 hidayetin 4’ü de, hidayetin aslını teşkil eder.

 

Ruhun hidayeti

Fizik vücudun (vechin) hidayeti

Nefsin hidayeti

İradenin hidayeti.

 

Bu 4 hidayet, dînin temelini oluşturur.

Dîn, 4 emaneti Allah’a teslim edip 4 hidayetin sahibi olmaktır.

Resûl sadece bir vasıtadır.

Hakim Allah’tır.

 

Resûl ne yapar?

Resûl sadece, Allah’tan sorar, emri yerine getirir. Kendisinin bir yetkisi yoktur. Bütün yetkiler Allah’ındır. Resûl, Allah’tan soran, Allah’tan aldığı emirleri tebliğ eden ve görevi, tebliğle biten bir vasıtadır.

Ama Resûl’e itaat, Allah’a itaat demektir.

 

Neden?

Çünkü, Devrin İmamı olan Resûl, mutlaka Allah’ın tasarrufundadır ve temsilci O’dur. Allah’ı temsil eden, dünya üzerindeki, kâinat üzerindeki en büyük makam O’dur.

Öyleyse, her devirde Devrin İmamı, Allah’ı temsil eder. O zaman resûle itaat, Allah’a itaattir.

Ama bunun arkasında yatan gerçeği her zaman göğsünüzü gere gere söyleyin!...

 

Resûl bir yetkinin sahibi değildir. Sadece Allah’ın kendisine verdiği emirleri yapmakla yükümlü olan, o emri Allah’tan alan, O’nun emriyle uygulamak mecburiyetinde olan bir vasıtadır. Bir aracıdır. Allah’ın kölesidir. Allah’ın azatsız kölesi…

 

Eğer O’nun sözlerine itaat söz konusuysa, O, “Allah’a ruhunuzu da, vechinizi de, nefsinizi de ve iradenizi de teslim etmekle vazifelisiniz” diyecektir. “Kurtulmanız için Allah’a yaşarken, hayattayken ulaşmak mecburiyetindesiniz, Allah’a yaşarken kalben ulaşmayı dilemek mecburiyetindesiniz” diyecektir.

 

Öyleyse, inananların bütün dünyada birbirine kenetlenmesi lâzım geldiğini söyleyecektir.

İşte o devri yaşıyoruz. Bu devir, o devirdir ki; devrin adı

 

                      “HİDAYET DEVRİ”DİR.

 

              TEVHİD, HİDAYETİN TEMELİDİR.

 

Aziz kardeşimiz ;

Bu hakikatlerden hareket edeceksiniz.

Allah yolunda, Allah’ın emirlerini bilen, Allah’ın değişmemiş olan kâinattaki tek kitabı Kur’ân-ı Kerim’in muhtevası içerisinde 14 asır evvel Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) ve sahâbenin yaşadığı İslâm’ı bütün dünyaya öğretmekle vazifeliyiz ve vazifelisiniz.

 

Bu kâinatın tek dîni, Hz. İbrâhîm’in hanif dînidir. Hz. Musa’nın da yaşadığı dîndir, Hz. İsa’nın da yaşadığı dîndir. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in de yaşadığı dîndir. Bütün peygamberlerin, yani nebilerin ve bütün peygamber olmayan resûllerin de yaşadığı dîndir. Ve onlara tâbî olanların yaşadığı dîndir.

 

Öyleyse, doğru olan odur. Kur’ân’daki İslâm’dır. Hanif dînidir. Allah’a teslim olma dînidir. Bu durumda, hepimizin en güzeli gerçekleştirmekle vazifeli olduğumuzu hiç unutmamamız lâzım.

 

Tevhidi, Allah’ın güzelliklerini yaşayacaksınız. Birlikte yaşayacağız. Tek Allah’a inanmak, Allah yolunda el ele, gönül gönüle bir beraberliği sağlamak ve Allah’a ruhen, vechen, nefsen iraden tâbî olmak ve teslim olmak!...

 

Öyleyse, bu parola, esasında Allah’ın bu güzelliğinin dizaynı içerisinde insanlara hizmet için, onları bu güzellikleri yaşamaya ulaştırmak için…

 

Allah’ın yolunda bir köle olarak, Allah’ın bir kölesiymişsiniz gibi beraberce ve yılmadan çalışmak mecburiyetindesiniz ve de mecburiyetindeyiz. İnsanların hidayete ulaşmalarının arkasında sizler ve bizler olacağız. Bu çağ, HİDAYET ÇAĞIDIR.

 

Allahû Tealâ’nın hidayet çağının hepinize, herkese kutlu olmasını dileriz.

 

Aziz kardeşimiz;

Dikkat edin ki, bu çağ hidayet çağıdır. Bütün peygamberler ve onlara bağlı olanlar hidayete erdiler. Bu çağdaki insanların da hidayete ermesi söz konusudur ve bunun merkezinde dînlerin birleştirilmesi yatar. Bu çağın hidayetçisi Mehdi (A.S) Resûl’dür. Gelmiştir, aramızdadır. Hamd olsun ki, biz O’nun öğrencisiyiz.

Dileyen Hacet Namazı kılar, Rabbinden sorar öğrenir. Gördüğünü de istihare namazı ile de teyid eder. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa s.a.v.’in de buyurduğu gibi: “O’nun geldiğini işittiğinizde kar üstünde dahi olsanız emekleyerek, sürünerek dahi olsanız O’na gidin biat edin” buyuruyor.  

Allah Razı Olsun…      

 

   YAŞAR COŞKUN

 ARAŞTIRMACI YAZAR

Bana ulaşabileceğiniz telefon numaram: 0 536 445 10 05

Bana ulaşabileceğiniz e-mail adresim: info@sahihiyesari.com