![]() |
Mutluluğun Sitesine Hoş Geldiniz |
![]() |
|||||||||||||||
| Sorular ve Cevaplar | |||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
|
|
SORU : Yüce Rabbimiz, Taha Suresinin 123. âyet-i kerimesinde; Benden size hidayetçiler gelecek diyor. Buradaki hidayetçiler Secde-24te açıklanan Allahın emri ile hidayete ulaştıran hidayetçiler midir?
CEVAP : Allahû Tealâ, açık bir ifade ile söylüyor: Benden size hidayetçiler gelecek diyor. Yani, Benim emrimle gelecek diyor, bu hidayetçiler. Benden emir almış olan hidayetçiler !... Allahtan gelen !... Hidayeti temsil eden !... Allahtan gelen Hidayeti temsil eden Allahtan gelen, hidayetçiler Allahın vazifeli kıldığı hidayetçiler Öyleyse, buradaki hidayetçi muhtevası onu ihata ediyor. Hem de en üst noktada
Allahû Tealâdan gelen hidayetçi evvel emirde en üst seviyede, her devirde Huzur Namazının İmamıdır. Peygamberler devrinde Allahtan gelen hidayetçi, Huzur Namazının İmamı olan Nebîdir. Peygamberlerin olmadığı fetret devrinde Allahın her millete, her milletin arasında beas ettiği o milletlerdeki resûllerden bir tanesi, vekâleten Huzur Namazının İmamlığına tayin edilir. Bu tayinin sahibi olan kişi, Huzur Namazının İmamlığı görevini gerçekleştirir. O, o görevle tayin edilmiştir ve Allahın gönderdiği, Allahtan gelen, Allahın vazifeli kıldığı HİDAYETÇİDİR.
Allahû Tealâ biliyorsunuz ki, sahâbeyi de irşadla görevlendirmiştir. Sahâbeye de tâbî olunmuştur. Allahû Tealâ onlara tâbî olunduğunu açıkça söylemekle kalmıyor, onlardan razı olduğunu da, onların İslâmı tam olarak yaşadığını da ifade ediyor.
9/TEVBE-100: Ves sâbikûnel evvelûne minel muhâcirîne vel ensâri vellezînettebeûhum bi ıhsânin radıyallâhu anhum ve radû anhu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahtehel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), zâlikel fevzul azîm(azîmu). O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan ulûlelbab, ihlâs ve salâh makamlarını, en üst üç makamı işgal edenler): onların bir kısmı muhacirînden (Mekkeden Medineye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medinedeki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da Ondan (Allahtan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.
Öyleyse, salâh makamının son üç mertebesine baktığımız zaman, bunların en üstünde 7. mertebede Devrin İmamı vardır, orası tasarruf müessesesidir. O, sadece bir kişiye aittir, her devirde Devrin İmamı, sadece O, tasarruf altındadır.
6. mertebe: Bunlar, her ülkede Allahın tayin ettiği resûllerdir. Şu anda dünyadaki bütün milletlerin içinde Allahın tayin ettiği resûller yaşamaktadır. Allahın emriyle irşada memur ve mezun kılınmışlardır. Ama onlar Huzur Namazının İmamı değillerdir.
Onun altındaki mertebe ise, 5. mertebe: Allahın iradelerini ref ettiği kişilerdir. Ve Allahın irşada memur ve mezun kıldığı velî mürşidlerdir. Allah onlara İrşada memur ve mezun kılındınız buyuruyor.
Allahû Tealânın buradaki hidayetçilerden muradı, Taha Suresinin 123. âyet-i kerimesinde anlatılmaktadır:
20/TAHA-123: Kâlehbitâ minhâ cemîan badukum li badın aduvv(aduvvun), fe immâ yetiyennekum minnî huden fe menittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ. (Allahû Tealâ şöyle) dedi: İkiniz oradan (aşağı) inin! Hepiniz (şeytan ve siz), birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetçime tâbî olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz.
Benden size hidayetçiler gelecek ifadesinde Allahın söylediği kişiler, bütün kavimlerdeki Allahın tayin ettiği resûllerdir. Bunlardan birisi mutlaka Devrin İmamıdır.
Öyleyse, burada iki mertebelik bir emrin varlığını görüyoruz:
1- Devrin İmamını ihata ediyor, peygamberler varsa mutlaka bir peygamber; eğer peygamber yoksa her kavimdeki resûllerden Huzur Namazının İmamlığına seçilmiş kişi. Bunlar hidayete erdirenler. 2- Diğer bütün kavimlerdeki resûller. Hepsi irşadla, hidayetle görevlendirilmişler.
İşte, aslında hidayete erdirme görevi iki ayrı safhada, iki ayrı isimle gerçekleşiyor: - Hidayete vesile olanlar. - Hidayete erdirenler.
Öyleyse, bütün kavimlerdeki resûller, hepsi hidayete vesile olanlardır. Onlardan sadece Huzur Namazının İmamı, hidayete erdirendir. Bütün mürşidler de hidayete erdirmeye vesile olanlardır.
Öyleyse, Allahû Tealâ: Benden size hidayetçiler gelecek dediğinde, buradaki hidayetçiyi, hem (hidayete direkt olarak erdiren) Devrin İmamı, hem de Onun dışındaki (bütün ülkelerdeki, bütün milletlerdeki) velî resûller temsil etmektedir.
Allah Razı Olsun
YAŞAR COŞKUN ARAŞTIRMACI YAZAR Bana ulaşabileceğiniz telefon numaram: 0 536 445 10 05 Bana ulaşabileceğiniz e-mail adresim: info@sahihiyesari.com
|
|
|
|||||||||||||