SORULARINIZA CEVAPLA
SORU :
Sahih-i Buharî de “Allah’a ulaşmayı dilemek” ne şekilde yer alıyor?
CEVAP :
Aziz kardeşimiz ;
İlk önce sorunuzun tam şeklini açıklayalım, ondan sonra da cevabını
verelim inşaallah.
Sorunuzun tam şekli şöyle; “1980 yılında yayınlanan 55 sayılı Sahihi
Buharî Mutassırı Tecridi Sahih Tercümesi ve Şerhi isimli kitabın 6.
baskısının 1.cilt ve 8. sayfa 47. hadiste Cibril hadisi
anlatılmaktadır.
Hadisin ikinci bölümünde Cebrail (A.S)’ın “İslâm nedir?” sorusuna,
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.AV)’in “İslâm; Allah’a
kul olmak, O’na şirk koşmamak, namaz kılmak ve ramazanda oruç
tutmaktır” hadisinde “Allah’a ulaşmayı dilemek” ne şekilde yer
alıyor?” Sorunuzun tam şekli bu. Gelelim cevabına:
Allahû Tealâ buyuruyor:
39/ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi
lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâd(ıbâdi).
Ve
onlar ki; tâguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap
ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a
yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır.
Öyleyse kullarımı müjdele!
Aziz kardeşimiz ,
Bütün sahâbe başlangıçta tâgutun (insan ve cin şeytanların) kulu
iken, Allah’a kalben ulaşmayı dilemişler. Kalpten dilek ve dil ile
ikrar etmişler ve Allah’a kul olmuşlardır.
Hadiste Allah’a kul olmak yer alıyor. Allah’a ulaşmayı dilemek,
âyette görüldüğü gibi Allah’a kul olmaktır.
Öyleyse, Allah’a ulaşmayı dilemek, hadiste Allah’a kul olmak
şeklinde yer alıyor.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V):
“İslâm olmak, Allah’a kul olmaktır” diyor.
Sadece bu “Allah’a kul olmak”; Allah’a ulaşmayı dilemeyi (1.kulluk),
mürşide ulaşıp tâbî olmayı (2.kulluk), ruhu yaşarken Allah’a
ulaştırmayı (3.kulluk), fizik vücudu Allah’a teslim etmeyi
(4.kulluk), nefsi Allah’a teslim etmeyi (5.kulluk) ve muhlis olmayı,
ihlas takvasına ulaşmayı, irşad olmayı (6.kulluk) ve iradeyi Allah’a
teslim etmeyi (7.kulluk), hepsini birden ihtiva eden muhteşem bir
ifadedir.
Allah’a kul olmak, Allah’a yaşarken (hayattayken) kalben ulaşmayı
dilediğiniz anda gerçekleşir. Tâgutun kulu iken Allah’ın kulu
olursunuz.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) “ kul olmak”
ifadesi ile bütün Kur’ân-ı Kerim’i anlatmıştır. Ve tek başına bu
olay, İslâm olmanın temel şartlarının hepsini içerir.
Ama onunla kalmamış. Allah’a şirk koşmayanlar, Allah’a ulaşmayı
dileyenlerdir.
Allahû Tealâ gizli şirkin ne olduğunu da bize açıklıyor:
30/RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû
minel muşrikîn(muşrikîne).
O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi
olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden
olmayın.
30/RUM-32: Minellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyeâ(şiyean), kullu
hızbin bimâ ledeyhim ferihûn(ferihûne).
(O
müşriklerden olmayın ki) onlar, dînlerinde fırkalara ayrıldılar ve
grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlanırlar.
Aziz kardeşimiz ;
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V):
“Benim ümmetimde açık şirk mümkün değildir; ama gizli şirkten
korkarım” buyurmaktadır.
Fırkalara ayrılanlardan hiçbirisi Allah’a kalben ulaşmayı dileyenler
değil; ama onların her birinin içinde küçük gruplar (Allah’a
ulaşmayı dileyenler) tek bir fırkayı oluştururlar.
Her milletin içinde toplumun büyük kısmı mutlaka serbest iradelerini
diledikleri gibi kullanmaları sebebiyle Allah’ın yolundan sapmışlar
ve Allah’a yaşarken kalben ulaşmayı dilemiyorlar.
Şu
anda da dünyadaki durum aynıdır.
Her kavmin içinde küçük bir kısım (grup) insan Allah’a kalben
ulaşmayı dileyip de şirkten kurtulanlardır.
Şimdi diyeceksiniz; “Allah’a ulaşmayı diledik, peki mürşide tâbî
olmak farz mı?
Evet.
5/MAİDE-35:
Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû
fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey
âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler)! Allah’a
karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve
O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki; siz felâha erersiniz.
Mürşide nasıl ulaşacağımıza da Allahû Tealâ cevap veriyor:
2/BAKARA-45: Vesteînû bis sabri ves salât(sâlâti), ve innehâ le
kebîretun illâ alel hâşiîn(hâşiîne).
(Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (yardım) isteyin. Ve muhakkak
ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû
sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
2/BAKARA-46: Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum
ileyhi râciûn(râciûne).
O
(huşû sahipleri) ki; onlar, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak
mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn
derecesinde inanırlar.
Aziz kardeşimiz ;
Şirk müessesesi Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin oluşturduğu 72
fırkanın hepsinde mevcuttur.
73. fırka ise zaten bunların aralarındadır. Ama onlardan farklı bir
yapıdadır. Yaşarken kalben Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir.
Allah Razı Olsun…
YAŞAR COŞKUN
ARAŞTIRMACI YAZAR
Bana
ulaşabileceğiniz telefon numaram: 0 536 445 10 05
Bana
ulaşabileceğiniz e-mail adresim:
info@sahihiyesari.com