SORULARINIZA CEVAPLAR
SORU :
Mağfiret nedir? Şefaat nedir?
CEVAP :
Mağfiret; Allah’ın günahları sevaba çevirmesidir.
4/NİSA-64: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi),
ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfere
lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).
Biz, resûlleri ancak Allah’ın izniyle, kendilerine itaat edilsin
diye göndeririz. Onlar, nefslerine zulmettikleri zaman eğer sana
gelselerdi ve Allah’tan mağfiret dileselerdi, Resûl de onlar için
mağfiret dileseydi; Allah’ı tövbeleri (her iki tarafın mağfiretini,
tövbesini) kabul eden ve rahmet gönderici olarak bulurlardı.
Aziz kardeşimiz ;
Allah’ın mağfireti çift yönlü bir olaydır.
Kişilerden iki ayrı istikamette mağfiret talebi gelir. Allahû Tealâ,
Kendi cephesinden ikisini birden devreye sokar. Ve sahâbenin talebi
üzerine sahâbenin günahlarının hepsini affeder. Günahlar sıfırdan ne
kadar aşağıya düşmüşse, o kadar yukarı çıkar. Sıfırlanır. Günahlar
hiç kalmaz.
Ondan sonra Allahû Tealâ, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in mağfiret
talebini kabul eder, bir defa daha affeder. Bir defa daha af söz
konusu olduğuna göre o kadar daha yukarıya çıkar ve sahâbenin o
kadar derecat kazanması söz konusu olur.
Allahû Tealâ, böyle bir dizaynda neyi yaptığını son derece açık bir
lisanla ifade ediyor.
25/FURKAN-69: Yudâaf lehul azâbu yevmel kıyâmeti ve yahlud fîhî
muhânâ(muhânen).
Kıyâmet günü onun azabı kat kat artar. Ve orada alçaltılmış olarak
ebediyyen kalır.
25/FURKAN-70: İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe
ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu
gafûren rahîmâ(rahîmen).
Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp,
îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o
taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata
(sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur’dur (günahları sevaba çevirendir),
Rahîm’dir (rahmet gönderendir).
1.
Allahû Tealâ, “onlar mü’min olur” diyor, birinci açıklama.
2.
“Onlar, amilussalihat’a (nefsi tezkiye edici amellere)
başlarlar” diyor, ikinci açıklama.
3.
“Onların bütün günahlarını sevaba çeviririz” diyor, üçüncü
açıklama.
25/FURKAN-71: Ve men tâbe ve amile sâlihan fe innehu yetûbu ilallâhi
metâbâ(metâben).
Ve
kim (mürşidi önünde) tövbe eder ve salih amel (nefs tezkiyesi)
işlerse, o taktirde muhakkak ki o, tövbesi kabul edilmiş olarak
Allah’a ulaşır (hayattayken ruhu Allah’a ulaşır).
Aziz kardeşimiz ;
Burada bir bütünü görüyoruz. Allahû Tealâ’nın en açık bir ifadeyle
söylediği günahların sevaba çevrilmesi olayını görüyoruz.
İşte bunun Kur’ân-ı Kerim’deki adı mağfirettir.
Şefaat nedir?
Aynı şeydir, aziz kardeşimiz.
Şefaat, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in sahâbenin günahlarının sevaba
çevrilmesi konusunda, sahâbenin günahlarının bir defa daha
affedilmesi konusunda Nisa-64’te belirtilen, Allah’tan bir talebi
yerine getirmesidir. Allah’a bir talepte bulunmasıdır. Sahâbe kendi
günahlarının affı için, talepte bulunuyor, mağfiret talebinde
bulunuyor. Peygamber Efendimiz (S.A.V) yine sahâbenin günahlarının
affı için mağfiret talebinde bulunuyor.
İnsanlar cephesinden Resûl’ün ve kişinin talepleri beraberce Allah’a
ulaşıyor ve Allahû Tealâ her iki talebi de kabul ediyor. Peygamber
Efendimiz (S.A.V) tarafından gelen, şefaat adını alıyor. Aslında
Kur’ân-ı Kerim’deki adı (Nisa-64) her ikisi için de mağfirettir.
İnsanlar hâlâ Allahû Tealâ’nın affı ile mağfiretin aynı şey olduğunu
zannediyorlar.
Daha doğrusu “affı anladık da” diyorlar, “mağfirete bir manâ
veremiyoruz” diyorlar.
Af
ve şefaat beraberce mağfireti oluştururlar.
Mağfiret, affın ve şefaatin Allahû Tealâ tarafından birleştirilmesi
halidir.
Allah Razı Olsun.
YAŞAR COŞKUN
ARAŞTIRMACI YAZAR
Bana
ulaşabileceğiniz telefon numaram: 0 536 445 10 05
Bana
ulaşabileceğiniz e-mail adresim:
info@sahihiyesari.com