SORULARINIZA CEVAPLAR
SORU:
Telepati hakkında bilgi verir misiniz?
Cevap :
Aziz kardeşlerimiz ;
Telepati, bir insanın aklından geçenlerin okunması mânâsına gelir.
Aslında hiç kimse, bizler de dahil, başkasının aklından geçenleri
okuyamaz.
Ne
yazık ki, şeytan bu konuda Allahû Tealâ’dan Âdem (A.S) zamanında
isyan etmeden önce bir yetki almıştı.
İşte zulmanî ilimlerle iştigal edenlerin, meşgul olanların “Biz
başkasının aklından geçenleri okuruz” tarzındaki ifadeleri aslında
kendilerine ait değildir.
İblis onlara bu konuda kesin bir yardımcıdır. Ve iblisin bir takım
fizik ötesi olayları Allah’ın katından kovulmadan evvel ilm-i
ledûn’dan öğrendiğini Mehdi (A.S) Efendimiz’in bizlere anlattığından
biliyoruz. Bir takım fizik ötesi olayları Hz. Süleyman (A.S) da
yaşadılar. O, rahmanî olarak yaşadı. Bir takım fizik ötesi olayları
Hızır (A.S) da yaşadı. Halâ da yaşıyor. Ve rabbanî olarak yaşıyor.
İşin doğrusu odur ki, Allahû Tealâ, sizinle konuşmaya başladıktan
sonra bir gün size “Ona şunu söyle” diyebilir.
Siz, Rabbiniz size öyle söyledi diye, o kişiye söyleneni tekrar
edersiniz. Aynen söylersiniz. O da der ki, “Ben şu anda tam onu
düşünüyordum, nereden bildin?” “Hayır, ben bilmedim. Ne ben, ne de
bir başkası senin aklından geçenleri bilemez. Ama Allah bilir. Bana
Allahû Tealâ sadece sana bu cevabı vermemi söyledi. Ben o kadarının
sahibiyim. Geri kalanı Allah’a aittir.”
Aziz kardeşlerimiz ;
Bunun adına KERAMET diyorlar.
KERAMET; Allah’ın ikramı demektir.
Kişiye ait olan bir vergi değildir.
Kişisel bir olgu değildir.
Allah’ın bir ikramıdır.
Liyâkat sahiplerinin hepsine Allah mutlaka ikramda bulunur.
Telepati, geçmiş devirlerde de, zamanımızda da bir takım insanların
şeytanın yardımı ile kısmen gerçekleştirdikleri bir vakıadır.
Yani, insanların zihinlerinden, zihinlerine bir şeylerin ulaşması ve
zihindeki şeylerin diğer tarafça bilinmesi olayı zulmanî bir
olaydır.
Böyle bir olayda şeytanın yardımı kesindir.
Allah’ın dostları arasında böyle bir telepati işlemi hiçbir zaman
tahakkuk etmez ve Allahû Tealâ bunu çok net bir biçimde de bildirir.
Dilerse başka birinin aklından geçenleri de size söyler ve cevabı
söyler.
Dilerse aklından geçenleri söylemez. Sadece cevabı söyler. Ve her
seferinde siz bir kerametin sahibi gibi görünürsünüz. Ama bunu
samimiyetle karşınızdakine söylemeniz lâzım. “Hayır ben senin
aklından geçenleri bilmediğim gibi, hiçbir zaman da bilmem söz
konusu değildir. Ama bilen Allah’tır.”
Allah’ın size söylediği şey, bazen sadece ona verilmesi gereken
cevaptır, onu söylersiniz. Bazen aklınızdan geçenleri de söyler.
Aziz kardeşlerimiz ;
Bu
olay siz o kişinin aklından geçenleri bildiğiniz için değil, Allah
bildiği için gerçekleşir.
Allah bunu samimi olarak size mutlaka söyleyecektir. Kendisinin
bildiğini, sizin bilmenizin imkânı olmadığını.
Ama şeytan böyle yapmaz. O kişinin düşüncelerini taklit ederek,
sanki o kişi karşı tarafın aklından geçenleri bilmiş gibi bir hava
vermeye çalışır.
Maksadı, insanları şeytanî yola, bu fizik ötesi yola davet etmektir.
Sakın bu zokayı yutmayın!...
İnsanların hiçbirisi bir telepatik müessesenin sahibi değildir.
Bunun sahibi olan insanları eğer samimiyetle yoklarsanız, onlar
samimiyseler bir gün size mutlaka kendilerinin dışındaki bir etki
alanından bunları aldıklarını bildireceklerdir. Söyleyeceklerdir.
Allah Razı Olsun.
YAŞAR COŞKUN
ARAŞTIRMACI YAZAR
Bana
ulaşabileceğiniz telefon numaram: 0 536 445 10 05
Bana
ulaşabileceğiniz e-mail adresim:
info@sahihiyesari.com