![]() |
Mutluluğun Sitesine
Hoş Geldiniz |
![]() |
|||||||||||||
| Biz Kimiz? |
![]() |
||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||
|
|
BİZ KİMİZ ?
1955 yılı Ankara doğumluyuz. Adımız Yaşar Soyadımız Coşkun Evli ve iki çocuk babasıyız. Tahsil durumumuz ilkokul. Biz : ilk okulu zor şartlar altında bitirebilmiş, imam hatip liselerine , ilahiyat fakültelerine gitmemiş, ( İyiki de gitmemiş , önünden dahi geçmemiş ) nevi şahsına münhasır bir kuluz.. Biz : 1969 senesinde bir veli mürşide tabi olmuş, onun Rahmet-i Rahmana kavuşmasıyla 1982 senesinde başka bir veli mürşide tabi olmuş ,1989 senesinde başka bir veli mürşid ile karşılaşmamız bizi tenakuza düşürmesiyle bir boşluk ( fetret ) dönemi yaşayarak bocalarken Rabbimize sonsuz Hamd ve Senalar olsun bir gece rüyamızda Bu günkü mürşidimizi Yüce Rabbimiz bize gösterdi. Biz : Ne öğrendiysek ondan öğrenip öğretmekle vazifeli kılındık. Yukarıda da belirttiğimiz gibi biz, ilk okulu zor şartlarda okuyarak bitirdik . Yine dediğimiz gibi, imam hatip lisesine ilahiyat fakültelerine gitmedik değil gitmek önünden bile geçmedik Biz : Öğretimimizi , Allahü Tealadan öğrenip ve öğreten Bu Devrin İmamı ( Huzur Namazının İmamı ) olan Allahın Tayin Ettiği Mehdi (A.S. )dan öğreniyoruz. ve de dilimiz döndüğünce aklımız erdiğince de Allahı arayan insanlara anlatmaya çalışıyoruz İnşaallah. Biz : yukarıda belirttiğimiz gibi, dini hiçbir alimden öğrenmedik . Eğer öğrenmiş olsa idik. yani onların öğrettiği el yazması kitaplardan ( Yüce Rabbimiz. Bakara Suresi 78.79. Ayette bahsediyor ) öğrettikleri ile öğrenmiş olacak ve onların çoğunun düşmüş olduğu yanlışlıklara düşmüş olacaktık ( bu meyan da Allahın aziz ve sevgili bir kuluymuşuz ki, bunu anladık) İnşaallah bizim bu sitede açıklayacaklarımızla da sizler anlayıp, idrak edip,düşünüp, araştırarak, inceleyerek, kılı kırk yararak doğruları ,sadece doğruları bulacaksınız. Bizim Görevimiz : Allahın bize seçerek ( İnşaallah sizler içinde öyle olur Hacet Namazı kılar Allahtan sorar öğrenirseniz ) Bizim için Öğretmen kıldığı Mehdi (A.S.) dan öğrendiğimiz ama, o bir çok din ve ilim adamlarının öğrettiklerine hiç uymayan, hatta ters düşen Kuran hakikatlerini sizlere aktarmak, öğretmek. Aziz kardeşlerimiz ; Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa ( S.A.V. ) devrinde mezhepler ve tarikatlar yoktu. Sadece, Kuran-ı Kerim vardı. Allahü Teala, bu sebeple öğrettiği ve de öğrettiğinden öğrendiğimiz Onun Rahle-i Tedrisinden geçerek Kuran dan açıklamalar vererek sizlere anlatacağız İnşaallah. Biz : Arapça yı falan pek öyle bilmeyiz.Eski yazıyı da öylesine pek bilmeyiz.. Ama ; Kuranı biliyor musunuz ? diye sorarsanız. Onu bu dünyada en iyi bilen Mehdi (A.S.)dan öğrenen ve bilenlerden biriside biziz. Neden ? Bu yarım arapçamızla mı ? Dörtte bir arapçamızla mı ? Onda bir arapçamızla mı ? Bu okuma fukarası mı bunların hepsine sahip? Evet, Bu!... Çünkü biz, bu ilmi Allahü tealanın öğretmen olarak tayin ettiği Mehdi ( A:S.) öğrendik. yukarıda belirttiğimiz gibi el yazması kitaplardan ve de onu yazanlardan öğrenmedik. Onun için bu kadar açık ve kesin konuşuyoruz. Onların pek çoklarının ne kadar büyük hatalar içinde olduğunu sizlere söyleyebiliyoruz. Birkaç örnek verelim; Hangi Ehli Sünnet Vel Cemaat alimi, Allaha yaşarken ulaşmayı dilemekten başlayan mürşide tabi olmakla ruhun yaşarken vücuttan ayrılmasını Ruhun yaşarken Allaha ulaşmasını Fizik (vech-i )vücudu Allaha teslim etmeyi farz kılan Nefsi Allaha teslim etmeyi farz kılan İnsanların nefslerini halis kıldıkları yani muhlis olmalarını Ve, nihayet iradelerini de Allaha teslim ederek,İrşad makamına Allahü Teala tarafından tayin edildiklerinden bahsediyor ? Aziz kardeşlerimiz; İslam merdiveni ( basamakları ) 28 basamaklı bir merdivendir. ( Bu 28 basamağı detaylı bir şekilde açıklayacağız İnşaallah ) Bu merdiven Bizleri bir sıfırdan Allahü Teala alır, şahika ya çıkarır. burası bütün insanların normal standartlarda kesbi olarak kendi iradeleriyle, gayretleri neticesinde elde edebilecekleri en yüksek mertebedir. Bu mertebe İrşad makamına İrşada memur ve mezun kılındın emriyle tayin edilme kademesidir. Kesbi olarak herkes, irşad makamına yaşarken ulaşmak imkanının sahibidir. Yeter ki kişi gerekli gayreti gösterebilsin. Ama bunun da üstü vardır ,oda Vehbidir. Allahü Teala tarafından o kişinin gayretine dayalı olarak değil, kişinin kesbettiği, gayretleri neticesinde elde ettiği bir şey değil, Allahın Vehbi olarak ona teslim ettiği bir makamı ifade eder. İşte biz ; o Vehbi çeşmeden su içen , Nahl suresi-9. Ayet : Ve alallahi kasdüssebiyli ve minha cairün ve lev şae lehedaküm ecmaıyne buyurduğu ; Ahmede, Mehmede, ayşeye, fatmaya kısacası falana ,fılana değil Ona sorarak ( Hacet namazı kılarak ) Allahü Tealanın biz ahir zamanı yaşayan insanlar için vazifeli kıldığı ( Allaha yaşarken ulaşmayı dileyen ) herkes içinde vazifeli olan Mehdi (A.S.) ın sahabeleriyiz. Allahü Teala, bize can-i gönülden bir dilekle nasip kıldı. Biz ; Arapça konusunda hiçbir tahsil yapmadık, Eski yazıyı okumak konusunda da bir tahsilimiz yok Din tahsilimiz ise hiç olmadı. Bir din üniversitesinden de mezun olmadığımız için belki Allahü Tealaya sonsuz hamd etmemiz, şükretmemiz lazım. Neden ? Aziz kardeşlerimiz ? Hadi, bilin bakalım. ? Neden onun için Allahü Tealaya hamd ediyoruz, şükrediyoruz? Çünkü, bizde oradan mezun olsaydık, onlar gibi sizlere şimdi ; Derdik ki; İslamın 5 şartı vardır, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek, kelime-i şahadet getirmek. Bu 5 şartı yerine getirdiniz mi, doğru posta cennete gidersiniz derdik. Derdik ki ; Kalbinizde zerre kadar imanı olan kişi, cehennemde bir süre cezasını çektikten sonra mutlaka cennete girer. Derdik ki ; Orta yolu takip et. Bu orta yol, İslamın 5 tane şartından geçer. Ne aşağısı,ne yukarısı uygun değildir. Derdik ki ; Hidayet doğru yoldur. Derdik ki ; Kuran-ı Kerimde, hidayet diye doğru yoldan başka bir şey yoktur. Derdik ki ; İnsan ruhunun , Allaha hayattayken ulaşması diye bir şey yoktur. İnsan ruhu , Allaha ölümden sonra ulaşır. Derdik ki ; Allah, insanları da cinleri de kendisine ibadet etsinler diye yarattı. Derdik ki ; Allahü Tealaın indinde Risalet, Nübüvetten üstündür. Derdik ki ; Resuller, kendilerine kitap verilen peygamberlerdir. Derdik ki ; Nebiler, kendilerine kitap verilmeyen, Resullere verilen kitaplarla hükmeden peygamberlerdir. Aziz kardeşlerimiz ; daha neler demezdik ki. Bu söylediklerimiz var ya hepsi yanlış. Kuran-ı Kerime hepsi ters düşüyor. Aziz kardeşlerimiz ; Kuran-ı Kerime taban tabana ters düşen şeyleri, insanlara asırlar boyunca Alimim diyen birbirlerinden öğrendikleri din öğretisiyle, insanlara öğretmeye çalışmışlar. İşte ehli sünnet vel cemaat alimlerinin insanlığa, İslam alemine hediye ettikleri şey : CEHENNEM!... Aziz kardeşlerim ; size yukarıda derdik ki dediğimiz her söz yanlış. Bunların tamamen tersleri doğru. Bu zat-ı muhteremler, hem Kuran-ı Kerimi incelememişler, hem de incelemeyi herkese yasak etmişler. Demişler ki ; Siz Kuran-ı Kerimi bilmezsiniz. anlayamazsınız. Yüzünüze, gözünüze bulaştırırsınız. Çarpılırsınız. Kuran-ı Kerimi öğreniyoruz diye dalalette kalırsınız. Onun için bırakın, Kuran-ı Kerimi alimler öğrensinler, Siz, alimler ne diyorsa sadece onu yapın,yeter. İşte onların bıraktığı miras; İslamın 5 şartı!.... Ne çıktı ortaya ? İslamın 5 şartı. İslamın 5 şartıyla kimse cennete giremez. Aziz kardeşlerimiz ; Biz, Kuran-ı Kerimi Allahtan öğrenip bizlere öğreten Mehdi ( A.S. ) ın sahabeleriyiz. Dileyen herkesinde Mehdi (A.S.) ın sahabesi olması için, kalpten yaşarken Allaha ulaşmasını dileyip, Hacet Namazı kılarak Yüce Rabbimizden sorup öğrenerek ve Allahü Tealanın insanlar için vaat ettiği dünya ve ahiret mutluluğunu yaşamasını Efendimiz Mehdi (A.S.) ın Himmetleriyle, Yüce Rabbimizden dileyerek kendimizi tanıtmaya burada son verirken, sitemizde yapacağımız konuları enine boyuna tetkik edip incelemenizi önemle arz ederiz. sizleri çok ama pek çok seviyoruz . sevgi ve saygılarımızla. Allah Razı Olsun.
|
|
|
|||||||||||